BAŞININ  ÇARESİNE  BAKMAK

(İLK OLARAK 24.06.2023 TARİHİNDE “PAZARLIK” ADIYLA PAYLAŞILDI.)

    Fakültenin son senesindeydim ; mart  ayında, memleketten döndüğümün haftasına   dolandırıldım.  İki  adam  apartmanları  geziyormuş. Yangın  söndürme  tüplerinin  çalışıp  çalışmadığına baktıklarını  söyleyen   adamlar,  yaptığımız işin  karşılığı  şudur  deyip  bir de  makbuz  kesiyorlarmış. Dolandırıldığımı anlamıştım ; hiiiç üzerime  alınmadan, hayrete kapılmış ve korkmuş  taklidi  yaptım. Dolandırıcılara para kaptırdığımın duyulmasını istemedim çünkü kapıcı dairesini  gözüme  kestirmiştim. Planlarım alt  üst  olabilirdi. Pekiii… Bu  hikâyeye neden  inandım acaba ?.. Geride  duran  adamın  işçi  tulumu  giymesi ,  elinde  bir alet  çantası  taşıması yüzünden mi…

    Başıma  geleni  ve  kapıcı  dairesiyle ilgili neler  düşündüğümü  kimseye  söylemedim. Ekim  ayına  kadar  haftada  bir  gün merdivenleri  paspaslarım,  pazar  dışında  kalan  diğer  günler  akşam  yedide  çöpleri  toplarım,  topladığım  çöpleri  sokağın  sonundaki  büyük  varile  atarım. Ekimde,   yeni  görevli  gelince,  çıkarım.  Saydım: Toplam  sekiz  daire, dört  kat;  katlar  arasındaki  merdivenler  onar  basamaklı,  sahanlıkları  da ekleyelim.

    “Herkes  kapısının  önünü  temizlesin,  çöpünü kendi atsın” uyarılarıyla   uğraşmayacaklardı  ama  dolandırıcılara para  kaptırdığımı öğrenirlerse “Sen  daha  apartmanda  yangın  söndürme  tüpü  var mı  yok mu ondan bile  habersizsin , apartmana  nasıl  göz  kulak  olacaksın…”  demelerinden çekiniyordum. Kabul  ederlerse  sadece  kiradan  değil  elektrik  su  faturalarından  kurtulma  şansım  olabilirdi. Hatta  ısınma da  bedavaya  gelirdi  ama sonuçta  havalar  soğuduğunda  bitecek  bir  işti . Kapıyı  kapattım. Apartmanda  yangın  söndürme  tüpü  var mı  yok mu,  varsa   nerededir,  bilmiyordum.  Tek  bildiğim , bu dairenin kirasını  tek  başıma  ödeyemeyecek  durumdaydım.

     Dolandırıcılar,  daktilomun  sesini mutlaka  duymuşlardır. Duyulmayacak  gibi  değil. “M”  ve  “R”  tuşlarına   sert  basmak  zorunda  kaldığımdan  sesin  şiddeti  artıyor artıyor artıyor, neredeyse sokağı inletiyor. Mehmet  Rauf’un  on  romanını  didik  didik  ediyorum. Didiklediklerimi yazıyorum.  Dolandırılmış olmam hiçbir  şeyi  değiştirmiyor.  Yazmak  zorundayım. Eylül ortasına tezi  bitirmeli.  İhtiyar  amcasının  yanına  taşınan  ev  arkadaşım,  kalan  birkaç  eşyasını  almak  üzere  bugün  uğrayacağını  söyledi. Kesinlikle dolandırılmıştım.  Gece  yarılarına  dek  daktilomda  bir şeyler  yazıyordum kendi hâlimde.  “Bir  şeyler “  değil ;  rica  ederim.  Üniversite  bitirme  tezimden bahsediyoruz. Mehmet  Rauf  roman  karakterlerinin psikolojilerini  tahlil  ediyorum.

Hakkımda  konuşuyorlar mıydı ?.. Belki konuşmuyorlardı . Dolandırıcıların kurbanı olduğumu nereden bilecekler  canım,  derken sahte  makbuzdaki bilgilerden yola  çıkıp  beni  bulacakları , sonunda  mahkemeye bile  çağıracakları   aklımın  ucundan  geçmemişti. Mahkemede  hakim ya da  savcı   ; bu  hikâyeye  neden  inandığımı  değil ,  düşünmeden  taşınmadan,  sorgulamadan  parayı  hemencecik  ne  diye  verdiğimi  soracaktı. 

    Mezuniyete   kadar  yanına  taşınabileceğim  ihtiyar bir   amcam  yoktu. Eski  daktilosunu  ödünç  veren avukat  bir  akrabam  vardı. “M” ve “R” tuşları yüzünden kollarımın kuvvetlendiği daktilodan bahsetmiştim. 

Ne  zamandı  hatırlamıyorum ; kapıcı  dairesini gördüm. Mutfağıyla,  banyosuyla,  arka  bahçeye  bakan penceresiyle şirindi.  “M”  ve  “R “  tuşlarına  rahatça  vurduğum  sırada  pencerenin  önünden  geçen kediyi hayal ettim.  Merdivenleri  paspaslama,  çöpleri  toplama  karşılığında kazanacağım parayı hesapladım. Kazandığım  parayı  idareli  harcarsam… Kapı  üçüncü  kez  çaldı. 

Arkadaşım   “Ya  neler  olmuş  !.. Şimdi  duydum…”  diyerek  karşıma  çıktı. Neyi, kimden,  nasıl  duyduğunu  merak  etmeli miydim ?.. Kafamın içinde bin bir düşünce gezinirken  tuzağa  düşmem  şaşırtıcı  değildi.  Ayrıca  bu  kapıcılık  projesini ciddi  ciddi  konuşmalıydım artık.  Neyin,  kimden,  nasıl  duyulduğuyla  vakit  kaybedemezdim. İşin saçma tarafıysa düşünmeden,  taşınmadan,  sorgulamadan elimdeki son parayı   dolandırıcılara ne diye verdiğimdi.  

                                                                                                    ESİN  BAYRAKTAR

                                                                                                        10 KASIM 2025

                                                                                                             ANKARA


Yorum bırakın