DEDEKTİFİN FALCIYA DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

(İLK OLARAK 24.12.2022 TARİHİNDE PAYLAŞILDI.)

DETEKTİFİN  FALCIYA  DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

    Cinayet Masası Dedektifi Üstün Umar, bir  haftadır  devam  eden  yoğun  kar  yağışı azaldığında, pasaja  gelmeden önce  üç  bina  yukarıdaki  zücaciye  mağazasına  gitti. Zücaciyedekiler  beni  hatırlamışlar. Bakır  kahve  değirmeni  aldığımı,  hediye  paketi yaptırdığımı  söylemişler. Doğum günü hediyesi olarak  bakır kahve  değirmeni  satın  aldığımı inkâr  etmiyorum. Ama kahve değirmenini  paragöz  adamın  kafasına indirmedim. Vay  sen bizi  bu kışta  kıyamette  sokağa mı  atacaksın  diyerek  bakır  kahve  değirmeniyle  adamın  kafasına… Tövbe  tövbe… Sonuçta  adam binanın  sahibi ;satar, yıkar,  yapar. Karışamayız. Sanki adam ölünce    her şey  düzelecek.

    Çöp kovasını boşaltıp geldim. Dükkânım,  pasajın  girişindedir. Dedektif  kapıya uzak  bir  tabureye  oturmuşu. Fal baktırmaya  gelmediğini  düşünmedim  bile ;  herkes fal  baktırmak ister.

Suç aletinin üzerinde var mı yok mu diye parmak  izimi  inceleyebilirlerdi  ; cinayet  filmlerindeki  gibi. Hediye paketi  açıldıktan sonra elden  ele  dolaştı  bakır  değirmen. Üzerinde bir  sürü  parmak izi olabilir.  Dedektif,  neden  böyle  bir  hediye seçtiğimi  sordu. Öyle hemen  karar  vermemiştim. İndirim  yapmışlar. Raftan  aldım,  sağına  soluna  baktım. Bozuk  mozuk olmasın  sonuçta. İnandı mı  inanmadı mı bilmem.

    Tabureler,  sehpalar  var ya ; o yüzden   sürpriz doğum günü kutlamasını benim dükkânda  yaptık. Kutlama bitti,  işimize  gücümüze  döndük.  Bina  yıkılırsa,  kendimize  yer  aramak  zorunda  kalacaktık. Şüpheyi üzerime çekmekten korktuğum için  son  cümleyi  söylemekten  vazgeçtim.

Pasaj  girişindeki kalın buza çare  arama derdiyle  dışarı  çıkmıştım. Erimek  bilmeyen  kalın  buz  tabakasının üzerine  dökmeye  toprak,  kül  filan arayacaktım. Ya da  kaymayı  engelleyen bir  şey  bulup buza serecektim. Paragöz  adamın neden  geldiği  konusunda da  en  ufak  fikrim  yoktu. Masaya  eğilmiş,  kalemi  almış  ne  yazacaktı  acaba ?.. Katilin  adını  mı ?..  Doğum  gününe  çağrılmadığı  için  bir  sitem  notu yazmayacaktı herhalde. Arkası  dönük  olduğuna  göre katili  görememiştir ; göremediğine  göre de   katilin  adını  yazmamıştır.  Sürpriz  doğum  günü  kutlamasını saymazsak eğer  ne paragöz adamın gelişi  planlıydı  ne bakır  kahve  değirmeninin sehpada  unutulması. Dükkân  boştu. Paragöz  adamın  arkası  dönüktü. Biri  içeri  girdi. Sehpadaki el değirmenini aldı ve…

    Şehrin  üzeri  karla  örtülmüşken , her yer donmuşken  dışarılarda dolanıp da toprak,  kül  aramak, kabul ediyorum, saçmaydı.  Hele bu  zamanda kül aramak da neyin  nesiydi !.. Saçma olan bir diğer şey de Dedektif’in  zücaciyeye  gitmesiydi. Doğrudan  bana  sorsaydı  anlatırdım. Anlatırdım da  “ Size  inanmıyorum,  yalan  söylüyorsunuz,  tezgâhtarlarla konuştum, bakır  kahve  değirmeni  satmıyorlarmış…”  diyecek   hâli  tavrı vardı.

     Cinayet  Masası  Dedektifi  Üstün  Umar  pasajdan  çıkarken  kar  yağışı  yeniden  başladı.  Dedektif  durdu,  yerdeki   kalın  buza  baktı. Buza  serdikleri paçavra,  karın  altındaydı  şimdi. Falcının  yokluğunu  fırsat  bilen katil  birden böyle  bir şeye  kalkışmıştı.  Azalan  trafikte caddenin  karşısına  geçmek  kolaydı. Dedektifin  bundan  sonraki  ilk  sorusu  şu  olacaktı:  Doğum  günü  hediyenizi sehpanın  üzerinde bıraktığınızı  ne  zaman fark  ettiniz ? Kar  hızlandı.

                                                                                                  ESİN    BAYRAKTAR

                                                                                                      2025/ANKARA


Yorum bırakın