(İLK OLARAK 09.07.2023 TARİHİNDE PAYLAŞILDI.)
KEDİNİN KARAKTERİ
Kediler, kilometrelerce uzaktan yaşadıkları yere dönebilirmiş. Bahsedeceğim kedi öyle kilometrelerce uzakta değildi. Yakınlardaydı ; hatta burnumuzun dibindeydi. Apartmanın birinci katındaki yalnız yaşayan teyzenin evine girmiş en son. Zavallı kadın, sabah uyanıp da kanepede esneyen kediyi görünce aklını kaçırdığını zannedip “ Allah’ım sen aklıma mukayet ol…” diyerek duaya başlamış. Rahat bir kedi anlayacağınız; buyur denmeden buyuran, kal denmeden kalan insanlar gibi.
Yan binanın teras balkonunda kahveler içiliyor, kahkahalar atılıyor ; teras balkon kuaför salonuna ait. Saç tutamları alüminyum folyolarla sarılmış kadın , kahkahanın birini atıyor diğerine başlıyor. Bir kızcağız da pedikür yapıyor; iki üç kişi de ayakta ; hepsinin gülmekten gözlerinden yaş geliyor. Aaa.. Bizimki, komşu terası ayıran duvarın üstüne çıkmış, neşeli gruba bakıyor. Muhabbete katılırsa hiç şaşırmam. Hâlinden de memnun görünüyor.
Balkonlarına yaptıkları küçük bostanla uğraşan karı kocanın, zannederim bu serseri kediyi evcilleştirmek için başvurmadıkları çare kalmadı . Sokakta bulup evin köşesine koymakla da olmuyor işte. Yavruyken mi bulup getirdiler, bulduklarında adam akıllı kedi miydi bilemiyoruz. Şimdi diyeceksiniz “Adı yok mu kedinin…” Olmaz mı ; düzenbaz bir film karakterinin adını kedilerine uygun görmüşler. “Kedilerine” derken duruyorum ; çünkü hayvan, sadece onların kedisi olma niyetinde değil.
Sabahtan akşama dek yüksek sesle çağırıp duruyorlar . Açık konuşayım, önceleri karı kocanın kime ya da neye seslendiklerini anlayamadım. Yaz mevsimi, camlar, kapılar açık… Neyse, kediye sesleniyorlarmış, öğrendik. İyi de kedi başına buyruk.
Küçük bostanlarını telle çevirdiler. İşe yaramadı. Kedi çıkamasın diye mi, sebzeler için mi… Güvercinler, saksağanlar, başka kediler domatesleri, biberleri, maydanozları yerle bir etmesin istiyorlar ; haklılar. O kadar emek verdiler. Hem canı isteyince gelen, canı istemeyince gelmeyen kediye tel mel kâr eder mi… Kafasına göre takılıyor. Kediniz, kuaförün terasında, diye haber versem...
Bostanın altı , daha doğrusu balkonun altı market. Market çalışanı az evvel, taze kabakları kasaya dizdi. Başına buyruk kedi ileriden geçip gitti. Arabalar, belediye otobüsleri, egzoz dumanları durmuyor. Kabakları dizen eleman bir sigara yaktı, derin bir nefes çekti. Ne elemanın kediden ne kedinin elemandan haberi var. Kadın, balkonun bostandan artakalan boş tarafında yürüyüş yapıyor . Arada bir de bostana bakıyor. Özgürlüğüne düşkün kedinin, balkondaki saksıların arasında uslu uslu gezinmeyeceği belli. Hele bir de adını aldığı film karakterine benziyorsa yandık.
ESİN BAYRAKTAR
2025/ANKARA